Geçtiğimiz günlerde Google’ın tanıttığı yeni Pixel 11 Pro' yu kendi gözlemlerimle ve olabildiğince objektif bir şekilde anlatacağım (Android’ci olduğum için bu kısımda biraz zorlanacağım).
12 Ağustos’ta bizlere tanıtılan yeni Pixel 11 serisinde benim için çok güzel yenilikler var; bunların en başında da Meet HiLight geliyor. Bir önceki seride, yani Pixel 10 Pro’nun arka kamera kısmında bir sıcaklık sensörü bulunuyordu;
"Meet HiLight bize neler sunuyor?" derseniz hemen açıklayayım: Bir mesaj geldiğinde, Gemini ile veya destekleyen bir uygulamayla etkileşime geçildiği anda arka kısımdaki farklı renkler sayesinde telefonu açmadan iletişim halinde kalabiliyoruz. Şu an için HiLight’ı destekleyen uygulama sayısı çok az olsa da ilerleyen zamanlarda yazılım güncellemeleriyle bu sayının artacağını net bir şekilde söyleyebiliriz.
Renk seçeneklerine gelecek olursak, bu yıl Pixel 11 Pro dört farklı tonla karşımıza çıkıyor:
- Obsidian
- Olive
- Canyon
- Fog
Şimdi ise ön ve arka kamera detaylarından bahsedeyim. Google, ana kamerada bize 50 MP çözünürlük, f/1.68 diyafram açıklığı ve 1/1.3 inç sensör boyutu sunuyor. Ultra geniş açılı kamerada ise 48 MP çözünürlük ve f/1.7 diyafram açıklığıyla birlikte 123 derecelik geniş bir görüş açısını ekranımıza taşıyor.
Telefoto kamerası tarafında ise 48 MP çözünürlük ve f/2.8 diyafram açıklığı bizleri karşılıyor.
Ön kameraya gelirsek; 42 MP çözünürlük, f/2.2 diyafram açıklığı, otomatik odaklama (autofocus) desteği ve 103 derecelik geniş açısıyla oldukça iddialı bir deneyim vadediyor. Video tarafında ise nihayet 8K 30 FPS video kayıtları alabileceğiz.
Batarya kısmında ise cihaz 4850 mAh kapasiteyle bizleri karşılıyor. Yeni işlemcinin enerji tasarrufundaki performansını da göze alırsak bence oldukça yeterli bir batarya sunulmuş; ama şarj hızı tarafında pek etkilenmediğimi söylemeliyim. 30W ile şarj olan Pixel 11 Pro, yaklaşık yarım saatte %55 seviyesine ulaşıyor. Günümüzde 120W değerlerine kadar çıkan telefonları gördükten sonra 30W açıkçası biraz üzdü.
Yine de kablosuz şarj tarafında güzel iyileştirmeler var; kablosuz olarak 25W güce kadar destek sunulması hoş bir gelişme olmuş.
Biraz da bellek kısmından bahsedelim: Bir önceki seride 256 GB’lık Pixel 10 Pro 16 GB RAM ile gelirken Pixel 11 Pro, 256 GB’lık seçeneğinde bizlere 12 GB RAM sunuyor. Tabii ki bunun temel sebebi, son bir yıldır yaşadığımız yapay zekâ kaynaklı bellek krizi... Fiyatları aynı seviyede tutmaya çalışırken bellekten kısıldığını net şekilde görebiliyoruz. 512 GB ve 1 TB’lık depolama seçeneklerinde ise cihaz yine 16 GB RAM ile geliyor.
Biraz da Gemini Intelligence kısmından bahsedeyim, çünkü burada harbiden çok tatlı olaylar dönüyor. Biliyorsunuz Apple tarafında da bir Apple Intelligence muhabbeti vardı; başta OpenAI ile anlaşmışlardı ama işler pek istedikleri gibi gitmedi. ChatGPT beklenen performansı veremeyince Apple da ortaklığı saldı ve rotayı Google’a kırdı. Artık onlar da masada Google ile beraber ve Gemini altyapısını kullanacaklar.
Peki bu Gemini olayı Pixel 11 Pro’da bize ne katıyor derseniz: Gemini artık sadece girip iki lafladığımız kuru bir yapay zekâ botu olmaktan tamamen çıkmış durumda. Bildiğiniz elimiz ayağımız olan kişisel bir asistana dönüşüyor. Arkadaşınızla mesajlaşırken "Uçuşun ne zamandı?" diye sorduğu anda çat diye ekrana bilet detayınızı çıkarabiliyor; randevularımızı, hatta içeceğimiz ilacın saatini bile arkada bizim yerimize takip ediyor. Arka planda uygulamalar arası işleri siz hiç uğraşmadan halledip resmen arkanızı topluyor diyebilirim.




