Daha 12-13 yaşlarında bir çocukken de günlük tutmayı ve bir şeyler yazmayı çok severdim. O yüzden çok şey denedim. Facebook sayfaları, blogspot uzantılı siteler derken şimdi de burada yazıyorum.
Yazdığım şeyleri, kendimi, fikirlerimi çok kıymetli ve özel gördüğümden değil de, her mekanda her konu üzerine konuşma fırsatı olmaması ve bazı konularda anlatmak istediğim şeylerin araştırdıkça birikmesi yazma ihtiyacı doğuruyor içimde. Ayrıca bunu tetikleyen son şeylerden biri ise Kubrick'in "Eyes Wide Shut" filmini izledikten sonra Cemre Demirel'in yazdığı film incelemesini okumak oldu.
Kadir "Abi bir site yapalım ve teknoloji haberleri yapalım" dediğinde de, haberden ziyade blog yazıları yazacağımız ve fikirlerimizi beyan edeceğimiz bir platformun olmasının daha keyifli olacağını söylemiştim. Çünkü hem haber editörlüğü yapacak kadar fırsat bulamıyorum, hem de takip etme zorunluluğu keyfimi kaçırıyor. Bir şeyi hobi olarak değil de zoraki yapınca yüreğimi çok daraltıyor. Gerçi çoğu insanda böyledir.
Ama bu durum bende biraz daha farklı. Ömrüm boyunca en sevdiğim şey bilgisayar iken ve bilgisayar mühendisi olmak isterken, 4 sene (1 sene de artık yıl = 5) mühendislik okumak bana zindanda kalıyor gibi geldi. Hatta bilgisayardan soğuyor gibi oldum ne yalan söyleyeyim.
Bu yazdığım yazıyı kimse okumayacak olsa bile boş zamanlarımda durmadan shorts, reels veya türevlerini kaydırmak yerine bir şeyler ürettiğim fikrine kapılmak daha iyi hissettiriyor.
Kadir başka haber siteleri gibi haber mi yapmak ister bilmiyorum ama (idolü de çok garip bir adam o yüzden :)) ben daha çok otomotiv, teknoloji, sinema hakkında "denemeler" yazmak istiyorum. Yazdığım şeyler ise tamamen öznel fikirlerim ile oluşmuş eleştirel sohbetler olur gibi geliyor.
Eleştirel sohbetler derken, hiçbir şey üretmeyip her şeyi eleştiren insanlar gibi (Can Sungur, Murat Soner vb.) her şeye kötü yorum yapacağım demiyorum, sadece üzerine konuşmak istediğim farklı konular var.
Kadir'e bu kadar laf sallamışken belki ben de birden beğendim bir haberi kendi yorumlarımla yeniden yazabilirim. Ancak zaman ne gösterecek onu da bilmiyorum.
Özellikle 2 senedir hayatın her alanında yapay zeka kullandığımızdan dolayı Linkedin'da veya başka bir yerde gördüğüm en ufak yazının bile yapay zeka tarafından üretilmiş olmasından bıkmış halde bu platformu oluşturduk. İnternet aleminin sentetikliğinden sıkılmış haldeyiz. O yüzden burada bir yazı yazarken anlatım bozukluğu olsun, noktalama hataları olsun hiç fark etmez. Bırakın yapay zeka ile içerik üretmeyi "Bu yazının anlatım bozukluklarını ve noktalama işaretlerini düzenle" gibisinden bile bir şey demeyeceğiz. En azından "ben" demeyeceğim.
Bu ilk yazı ve herhangi bir konuyla alakalı olmadığı için kapak fotoğrafını yapay zekaya oluşturttum, dakika 1 gol 1 :) Zaten fotoğraf sayılmaz.
Sanırım yeterince boş lafladım. Sevgiler.



